Halkların Köprüsü Derneği Foça İlçesi Gerenköy Mevkiinde 14.05.2016 Tarihinde Yapılan Bölge, Aile Tanılaması ve Halk Sağlığı Taraması

 

Halkların Köprüsü Derneği 14.05.2016 tarihinde hekim, hemşire, eczacı, çevirmen ve raportörlerden oluşan 40 kişilik ekiple Foça ilçesi Gerenköy mevkiinde Suriye’den göç etmiş mevsimlik tarım işçilerinin çalıştığı 16 yerleşkede 62 aileye sağlık taraması yapmıştır.

f5

A- Bölgenin fiziki yapısı

1- Yol yapısı, ulaşım koşulları, yerleşim özellikleri:

Bölgede Türkiye’ye Suriye’den göçle ve İzmir’e mevsimlik işçi olarak gelmiş aileler çadırlarda ve derme çatma beton binalarda birbirlerine yakın yerleşmiş durumdadır. Bölge şehir dışındadır. Çadırlara giden yollar düzenli değildir.

2- Barınma, Tuvalet-Banyo, İçme Suyu Özellikleri:

Taramada 17 çadır 37 derme çatma beton ev gezilmiştir. Çadırlar naylon malzemeden gerek boyut gerekse biçim açısından gelişigüzel oluşturulmuş haldedir. Çadırların hemen hiçbirinin içerisinde zeminde ısı yalıtımını ve hijyeni sağlayacak bir malzeme yoktur. Çadırların zemini naylonla veya kilimle örtülmüş açık topraktır. Çadırların kapı bölümünde derme çatma naylonlar asılıdır. Bölge ve mevsim itibariyle akrep, böcek, fare vb erişimine çok uygundur. Derme çatma beton evler bir oda bir mutfaktan oluşan, hemen hemen yarısının kapısı penceresi olmayan, rutubet alan binalardır. Yerleşmelerin biri dışında banyo, tuvalet, temiz su erişimi sınırlıdır. Su artezyen ile kuyudan elde f4edilmektedir. Her bir barınağın yakınında gelişigüzel yapılmış az sayıda tuvalet ile tuvalet ihtiyacı giderilmektedir. 25 kişiye ortalama 1 tuvalet düşmektedir. Tuvaletlerin biri dışında tuvaletin içinde musluk, akan su bulunmamaktadır, temizlik ve hijyen çok kötü düzeydedir. Çadırlara/ derme çatma beton yapılara dışarıdan taşınan su ateşte ısıtılarak leğende banyo yapılmaktadır. İçme suyu çeşmelerden alınmaktadır.

3- Atıklar (Çöpler):

Çadırlara ve evlere yakın açık alanda ve su kaynaklarının yakınında çöplere rastlanmıştır. Atıkların düzenli atılacağı bir çöp konteynırı vb yoktur.

B- Bölgenin Sosyo-Demografik Yapısı

1- Nüfus, yaş grupları, cinsiyet:

Yaş Grubu

Birey Sayısı

Cinsiyet Dağılımı (K-Kadın, E-Erkek)

0 – <12 ay

26

15K-11E

1-5 yaş

55

30K-25E

>5-14 yaş

83

49K-34E

15-49 yaş

138

65K-73E

>49-65 yaş

15

8K-7E

Toplam

317

 

2- Nüfus hareketliliği:

f63,Suriye’nin Kobani, Halep, Haseke, Rakka, Cerablus, Tel-Abyad bölgelerinden savaş nedeniyle 8-36 ay önce Türkiye’ye gelmişlerdir. 1-3 aydır İzmir’de ikamet etmektedirler.

Aile yapısı:

Aileler çoğunlukla çekirdek ailedir. Nüfus dağılımı göz önünde bulundurulduğunda aile fertlerinin mevsimlik işçi olarak çalışabilecek kısmının yoğunlukla göç ettiği gözlenmektedir.

3- İş, gelir olanakları:

İş alanı olarak mevsimlik tarım işçiliği yaygındır. Gündeliği 30-40 TL arasında değişecek şekilde ayın 10-15 günü iş bulabilirlerse çalışmaktadırlar. İşçiler dayıbaşına bağlı çalışmaktadır. (işverenin gündelik 80 Lira verdiğini, önemli bir kısmına dayı başıların el koyduğu, hatta 20 lirasını mültecilere verdiğini öğrendik)

C- Sağlık Durumu

Taramada sağlık durumları sorgulanan 317 kişilik toplulukta 0-1 yaş aralığında 26 bebek, 5 yaş altı 55 çocuk f1bulunmaktadır. Bebeklerin dördünün bağışıklaması hiç yapılmamış, birinin eksik yapılmış diğerlerinin tam yapılmıştır. Düzenli bebek-çocuk izlemi yapılmamaktadır.

Taramada tespit edildiği kadarıyla 7 gebe (2-7 ay aralığında) bulunmaktadır. Gebelerin Foça Toplum Sağlığı Merkezi tarafından bir kısmı takip edilmekte ancak yeni gelen gebeler takip edilmemekteydi. 15-49 yaş kadın izlemi yapılmamaktadır. Kadın hastalıklarıyla ilgili hizmet gereksinimi dil ve mahremiyet gibi nedenlerle karşılanamamaktadır.

Foça TSM’nin oldukça duyarlı, hemen her mülteci barınağının ETF’sinin çıkartılmış olduğunu gözlemledik. Gerenköy’deki ve Bağarası’ndaki ASM hemşireleri ile irtibat halinde, olabildiğince bebeklerin aşılarını tamamlamaya çalıştıkları öğrenildi.

f2Taramada bebeklerde ve çocuklarda yaygın olarak ÜSYE, ASYE, döküntülü cilt hastalıkları, uyuz, kıl kurdu, beslenme yetersizliği seyrek olarak konjonktivit, tonsillit, otit, spastisite tespit edilmiştir. Bu çocukların sağlık hizmetine erişim ve tedavi olanakları kimlik, dil gibi sorunlar nedeniyle kısıtlıdır ya da yoktur. Tarama sırasında 1 yaş altı allerjik astımı olan abdominal solunum yapan bir bebek tespit edilerek 112 aranmıştır. Oksijen saturasyonu %75 olan çocuk 112 aracılığı ile acil servise götürülmüştür.

Erişkinlerde sık olarak ÜSYE, ASYE, gastrit, peptik ülser, anemi, diş çürüğü, HT, böbrek taşı, psikoz gibi hastalıklar gözlenmiştir. Üç yıl önce kolu kırılmış ve opere edilmemiş bir hasta vardır.

D- Toplumun Geçmişi ve Kültürel Özellikleri

1) Sağlıkla ilgili olaylar: Ziyaret edilen tüm aileler yoksulluğun yanı sıra savaş ve göç yaşadılar.

2) Sağlığı etkileyen olaylar: Kimlik kartı olmayan, kayıtları İzmir’de olmayan kişiler var. Hijyen ve barınma koşulları kötüdür.

3) Sağlık olanaklarından yararlanma durumu: Dil problemi nedeniyle kimlik kartları olsa da sağlık hizmeti alamayanlar oluyor.

Sonuç:

Foça  ilçesi çadır bölgesinde beslenme, barınma ve hijyen koşulları için yapılması gerekenler:f9,

1)​Su hijyeni için depo suyu düzenli olarak analiz edilmeli ve klorlanmalıdır

2)​Çadır kurulacak alanlara yağmurlu dönemlerde su basmasını engelleyecek ve suyun drene olabilmesini sağlayacak biçimde beton atılmalıdır. Çadırların içinde zemini kaplayacak mat, sünger, battaniye vb malzemeye gereksinim vardır. Barınak başına bir sünger yatak olduğu gözlemlenmiştir. İnsani dinlenme koşulları sağlanmalıdır.

3)​Gıda hijyeni sağlanmalıdır.

4)​Yerleşme alanlarında belediyenin toplama dönemine dek saklanabilecek biçimde kapaklı çöp bidonları konmalıdır. Atıkların su kaynağından derhal uzaklaştırılması gereklidir.

5) Tuvalet ve banyo sayısı artırılmalıdır. Mutlaka her tuvalete ve banyo olarak inşa edilmiş mekanların; kapılarının onarımı, içine akan su getirilmesi, banyo içine bir yerde gözlemlediğimiz gibi en azından bir odun sobası konarak hem ortamın ısınması hem de suyun ısıtılabilmesi sağlanmalıdır.

6) Tarım işletmelerine geçici tarım işçilerinin barınaklarında minimum sağlık koşullarının sağlanması zorunluluğu getirilmeli, belediye tarafından denetlenmelidir. Bu minimum koşullar: mutlaka pencerelere cam ve sinek teli, kapı boşluklarına kapı ve sinek teli, zeminlere şap atılması, içeride akan suyun bulunduğu bir mutfak bölümünün yapılması olmalıdır.

f3Sağlık gereksinimleri:

1) Kronik hasta takip ve ilaç gereksiniminin karşılanması gerekmektedir.

2) Özellikle çocuklarda olmak üzere ÜSYE, ASYE tedavisi ve önceleyen koşulların düzeltilmesi    gereklidir.

3) Gebe takibi yapılmalıdır.

4) Bebek-çocuk izlemi yerleşme yerlerinde ziyaretle yapılmalıdır, çocukların eksik aşıları tamamlanmalıdır

5) Hastaların hemen hepsinin kimlikleri 98 ile başlamaktadır. Bu nedenle sağlık hizmeti alamamaktadırlar. Bu engelin ortadan kaldırılması gerekmektedir.

6) Suriyeli mültecilere haklarını bildiren broşürlerin dağıtılması, bilgilendirme yapılması gerekmektedir.

7) Dil engelini sağlık kuruluşlarında aşmak için ücretsiz ve ulaşılabilir tercüman &danışma hattının acil olarak sağlanması gerekmektedir.

Mültecilerin korunmasına ilişkin temel metin Mültecilerin Hukuki Durumuna Dair 1967 Protokolüyle değişik 28.7.1951 tarihli Mültecilerin Hukuki Durumuna Dair Cenevre Sözleşmesidir. Türkiye’de sözleşme hükümlerinin uygulanması kapsamında çıkarıldığı belirtilen 4 Nisan 2013 günü kabul edilen 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nda sığınan insanlara sağlanacak koruma için önce ikili bir ayrım yapılmaktadır;

1)​Sınırlarda, sınır kapılarında ya da Türkiye içinde yabancıların münferit koruma talepleri üzerine sağlanacak “uluslararası koruma”,

2)​Ayrılmaya zorlandıkları ülkeye geri dönemeyen ve kitlesel olarak Türkiye’ye gelen yabancılara acil olarak sağlanacak “geçici koruma”

Türkiye, Suriye’den gelen insanları “geçici koruma” statüsünde kabul etmektedir. Sağlıkla ilgili  9.9.2013 gün ve 2013/8 sayılı Başbakanlık AFAD genelgesinde “Suriyeli misafirler”den söz etmekte sağlık giderlerinin kişilerin kayıtlı bulunduğu il valiliğine fatura edilmesi gerektiği bildirilmektedir.

“Türkiye’ye İltica Eden Veya Başka Bir Ülkeye İltica  Etmek Üzere Türkiye’den İkamet İzni Talep Eden Münferit Yabancılar İle Topluca Sığınma Amacıyla Sınırlarımıza Gelen Yabancılara Ve Olabilecek Nüfus Hareketlerine Uygulanacak Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik” kapsamında  topluca sığınma amacıyla sınırlarımıza gelen insanlar ile mülteci statüsü verilen kişiler için; “Madde 19 – Mülteci ve sığınmacılar için sağlık fişi tanzim edilir ve bunların periyodik sağlık muayeneleri yapılır. Bulaşıcı hastalık tesbit edildiğinde, ilgili valilikce derhal tedbir alınır ve durum ilgili makamlara bildirilir.” denmektedir.

Türkiye Halk Sağlığı Kurumu (THSK) tarafından 09 Nisan 2014’te düzenlenen Göç ve Sağlık Çalıştayı’nda alınan kararları ise şöyledir:

1)​Dezavantajlı grupların başında yer alan mevsimlik tarım işçilerinin koruyucu sağlık hizmetlerine erişimlerinin arttırılması, nitelikli sağlık hizmeti almalarının sağlanması ve sağlık okuryazarlıklarının geliştirilmesinin suretiyle erken ölüm, sakatlık ve hastalıkların azaltılması, etkin bulaşıcı hastalık kontrol programının yürütülmesi çalışmalarının yapılması,

2)​Tarım alanlarında toplu olarak yaşayan ailelere temiz içme ve kullanma suyunun temini ile atıkların bertarafı hususlarında ilgili kuruluşların farkındalıklarının artırılması,

3)​Toplum sağlığı merkezlerinde (TSM) mobil sağlık ekiplerinin oluşturulması çalışmalarının yapılması,

4)​TSM’lerinde oluşturulacak mobil sağlık ekiplerinin;

a.​Hizmet bölgelerinde sağlık risk değerlendirmelerini yapmaları,

b.​15-49 yaş kadın, gebe, lohusa, bebek ve çocuk izlemlerini gerçekleştirmeleri,

c.​Bağışıklama ve üreme sağlığı (aile planlaması) hizmetlerini vermeleri,

d.​Demir ve D vitamini desteği sağlamaları,

e.​Ailelere bireysel su klorlanmasını öğretmeleri ve klor tabletlerini temin hususunda destek olmaları,

5)​Gerekli görülmesi halinde sorunların İl/İlçe Hıfzıssıhha Kurulu’nda gündeme alınarak sektörler arası işbirliği yoluyla çözülmesi,

6)​Aile hekimlikleri tarafından verilen sağlık hizmetlerinin izleme ve değerlendirmelerinin yapılması,

7)​Sunulan sağlık hizmetlerine dair verilerin kayıt altına alınması ve mevsimlik tarım işçilerinin ikamet ettikleri illerin halk sağlığı müdürlükleri/aile hekimlikleri ile paylaşımının sağlanması,

8)​Mevsimlik tarım işçilerinin yoğun olarak yaşadığı bölgelerde bulunan TSM ve aile sağlığı merkezlerinde (ASM) görev yapan sağlık çalışanlarının eğitimlerinin yapılması,

Bu çalışmaların gerçekleştirilebilmesi için Halk Sağlığı Müdürlüklerine, TSM ve aile hekimliklerine bazı yükümlülükler düşmektedir. Halk Sağlığı Müdürlüklerinin hizmetleri koordine etmeleri ve lojistik desteği vermeleri; TSM’lerin durum tespiti yaparak mobil sağlık ekipleriyle hizmet vermeleri, bölgelerinde verilen sağlık hizmetlerine dair verileri toplayarak gerekli izleme ve değerlendirme faaliyetlerini yapmaları, hizmetin niteliğini artırmak ve sürekliliğini sağlamak için verileri ilgilileriyle paylaşmaları (kişinin kayıtlı olduğu aile hekimleriyle vb.); aile hekimliklerinin kendilerine kayıtlı olan mevsimlik tarım işçilerini yakından takip etmeleri, hizmet bölgelerinde bulunan mevsimlik tarım işçilerine birinci basamak koruyucu, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini sunmaları büyük önem arz etmektedir.

Sağlığın sosyal belirleyicileri bağlamında (beslenme, barınma, hijyen koşulları, eğitim düzeyi vb) Suriyelilerin sağlık durumları için kapsamlı bir müdahale gerekmektedir. Suriyeliler Türkiye’de aile hekimine kayıtlı olmadıkları için bebek izlemi, gebe izlemi, 15-49 yaş kadın izlemi, kronik hastalık izlemi ve bulaşıcı hastalık izlemi hizmetlerinden yararlanamamaktadırlar. Kimliği olmayan Suriyeliler kayıt dışı duruma düşmektedir. Kimliği olanlar ise aile hekimlerinin dinamik ve sürekli yer değiştiren bir topluluk olan Suriyelileri takip açısından zor bulmaları sebebiyle bir aile hekimine kaydolmakta zorlanmaktadır. Koruyucu sağlık hizmetlerinin ve birinci basamak sağlık hizmetinin toplum sağlığı açısından önemi göz önüne alınarak Suriyeli nüfusun ivedilikle bu hizmetlere erişilebilirliği sağlanmalıdır.

*Bu rapor Halkların Köprüsü Derneği Sağlık Komisyonu tarafından ele alınmıştır.

Comments are closed.