Torbalı İlçesi Atatürk Mahallesi ve Sağlık Yolu Mevkiinde 07.08.2016 Tarihinde Yapılan Bölge, Aile Tanılaması ve Halk Sağlığı Taraması

  • By Aşkın
  • 8 Ağustos 2016
  • Torbalı İlçesi Atatürk Mahallesi ve Sağlık Yolu Mevkiinde 07.08.2016 Tarihinde Yapılan Bölge, Aile Tanılaması ve Halk Sağlığı Taraması için yorumlar kapalı

Halkların Köprüsü Derneği 07.08.2016 tarihinde hekim, hemşire, tıp öğrencisi, eczacı, çevirmen ve raportörlerden oluşan 20 kişilik ekiple Torbalı ilçesi Atatürk Mahallesi ve Sağlık Yolu mevkiinde çoğunluğu mevsimlik tarım işçisi olarak çalışmakta olan Suriye’den göç etmiş  179 kişiye sağlık taraması yapmıştır.

A- Bölgenin fiziki yapısı

  • Yol yapısı, ulaşım koşulları, yerleşim özellikleri:

Bölgede Türkiye’ye Suriye’den göçle ve İzmir’e mevsimlik işçi olarak gelmiş aileler çadırlarda ve derme çatma beton binalarda birbirlerine yakın yerleşmiş durumdadır. Ayrıca yine derme çatma beton binalarda yaşayan inşaat işçisi ya da fabrika işçisi olarak çalışan Suriyelilere de tarama sırasında ulaşılmıştır. Bölge şehir dışındadır. Çadırlara giden yollar düzenli değildir.

  • Barınma, Tuvalet-Banyo, İçme Suyu Özellikleri:

Taramada 21 çadır 12 derme çatma beton ev gezilmiştir. Çadırlar naylon malzemeden gerek boyut gerekse biçim açısından gelişigüzel oluşturulmuş haldedir. Çadırların hiçbirinin içerisinde zeminde yalıtımı ve hijyeni sağlayacak bir malzeme yoktur. Çadırların zemini naylonla veya kilimle örtülmüş açık topraktır. Çadırların kapı bölümü yoktur, etrafı açıktır. Bölge ve mevsim itibariyle akrep, böcek, fare vb haşere erişimine çok uygundur. Derme çatma beton evler bir oda bir mutfaktan oluşan, hemen hemen yarısının kapısı penceresi olmayan, rutubet alan binalardır. Beton binaların dışında banyo, tuvalet, temiz su erişimi sınırlıdır. Çadırlarda ise 35 aileye sadece 4 tane sahra tuvaleti yapılmıştır, banyo yapacak bir alan yoktur. Tuvaletlerin içinde musluk, akan su bulunmamaktadır, temizlik ve hijyen çok kötü düzeydedir. Su artezyen ile kuyudan elde edilmektedir ve bu su çamurludur. İçme suyu çeşmelerden alınmaktadır.

  • Atıklar (Çöpler):

Çadırlara ve evlere yakın açık alanda ve su kaynaklarının yakınında çöplere rastlanmıştır. Atıkların düzenli atılacağı bir çöp konteynırı vb yoktur.

B- Bölgenin Sosyo-Demografik Yapısı

1- Nüfus, yaş grupları, cinsiyet:

Yaş Grubu Birey Sayısı Cinsiyet Dağılımı (K-Kadın, E-Erkek)
0 – <12 ay 11 5K-6E
1-5 yaş 29 12K-17E
>5-14 yaş 51 30K-21E
15-49 yaş 80 36K-44E
>49-65 yaş 8 5K-3E
Toplam 179 88K+91E

 

 

2- Nüfus hareketliliği:

Suriye’nin Kobani, Halep, Haseke, Şam, Deyrezor bölgelerinden savaş nedeniyle 20 gün-5 yıl önce aralığında değişmek üzere Türkiye’ye gelmişlerdir.

Aile yapısı:

Aileler çoğunlukla çekirdek ailedir. Nüfus dağılımı göz önünde bulundurulduğunda aile fertlerinin mevsimlik işçi olarak çalışabilecek kısmının yoğunlukla göç ettiği gözlenmektedir.

  • İş, gelir olanakları:

İş alanı olarak mevsimlik tarım işçiliği yaygındır. Ayrıca fabrikada ve inşatta çalışan az bir nüfus da mevcuttur. Gündeliği 30-42 TL arasında değişecek şekilde ayın 10-15 günü iş bulabilirlerse çalışmaktadırlar.

C- Sağlık Durumu

Taramada sağlık durumları sorgulanan 179 kişilik toplulukta 0-1 yaş aralığında 11 bebek, 5 yaş altı  29 çocuk bulunmaktadır. Aşılanması gereken nüfusun % 75’i ne Suriye’de ne Türkiye’de aşılanmamıştır. Düzenli bebek-çocuk izlemi yapılmamaktadır.

Taramada tespit edildiği kadarıyla 7 gebe (4-7 ay aralığında) bulunmaktadır. Gebelerin sadece 3’ü takip edilmek üzere hastaneye gitmektedir. Düzenli gebe izlemi yapılmamaktadır. 15-49 yaş kadın izlemi yapılmamaktadır. Kadın hastalıklarıyla ilgili hizmet gereksinimi dil ve mahremiyet gibi nedenlerle karşılanamamaktadır.

Taramada bebeklerde ve çocuklarda yaygın olarak ÜSYE, ishal, dermatit türü cilt hastalıkları, parazitoz , beslenme yetersizliği; seyrek olarak sinüzit, tonsillit, otit, duyma problemi, yarık damak-dudak  tespit edilmiştir. Bu çocukların sağlık hizmetine erişim ve tedavi olanakları kimlik, dil gibi sorunlar nedeniyle kısıtlıdır ya da yoktur.

Erişkinlerde sık olarak ÜSYE, gastrit, peptik ülser, anemi, diş absesi, diyabet, kas iskelet sistemi hastalıkları gibi hastalıklar gözlenmiştir. Üç yıl önce kolu kırılmış ve opere edilmemiş bir hasta vardır.

D- Toplumun Geçmişi ve Kültürel Özellikleri

  • Sağlıkla ilgili olaylar: Ziyaret edilen tüm aileler yoksulluğun yanı sıra savaş ve göç yaşadılar.
  • Sağlığı etkileyen olaylar: Kimlik kartı olmayan, kayıtları İzmir’de olmayan kişiler var. Hijyen ve barınma koşulları kötüdür.
  • Sağlık olanaklarından yararlanma durumu: Dil problemi nedeniyle kimlik kartları olsa da sağlık hizmeti alamayanlar oluyor.

 

        Sonuç:

Torbalı  ilçesi çadır bölgesinde beslenme, barınma ve hijyen koşulları için yapılması gerekenler:

1)    Su hijyeni için kuyu suyu  analiz edilmeli ve klorlanmalıdır

2)    Çadır kurulacak alanlara yağmurlu dönemlerde su basmasını engelleyecek ve suyun drene olabilmesini sağlayacak biçimde beton atılmalıdır. Çadırların içinde zemini kaplayacak mat, sünger, battaniye vb malzemeye gereksinim vardır. Barınak başına bir sünger yatak olduğu gözlemlenmiştir. İnsani dinlenme koşulları sağlanmalıdır.

3)    Gıda hijyeni sağlanmalıdır.

4)    Yerleşme alanlarında belediyenin toplama dönemine dek saklanabilecek biçimde kapaklı çöp bidonları konmalıdır. Atıkların su kaynağından derhal uzaklaştırılması gereklidir.

5) Tuvalet ve banyo sayısı artırılmalıdır. Mutlaka her tuvalete ve banyo olarak inşa edilmiş mekanların; kapılarının onarımı, içine akan su getirilmesi, banyo içine bir yerde gözlemlediğimiz gibi en azından bir odun sobası konarak hem ortamın ısınması hem de suyun ısıtılabilmesi sağlanmalıdır.

6) Tarım işletmelerine geçici tarım işçilerinin barınaklarında minimum sağlık koşullarının sağlanması zorunluluğu getirilmeli, belediye tarafından denetlenmelidir. Bu minimum koşullar: mutlaka pencerelere cam ve sinek teli, kapı boşluklarına kapı ve sinek teli, zeminlere şap atılması, içerde akan suyun bulunduğu bir mutfak bölümünün yapılması olmalıdır.

Sağlık gereksinimleri:

1) Kronik hasta takip ve ilaç gereksiniminin karşılanması gerekmektedir.

2) Özellikle çocuklarda olmak üzere ÜSYE, ishal tedavisi ve önceleyen koşulların düzeltilmesi    gereklidir.

3) Gebe takibi yapılmalıdır.

4) Bebek-çocuk izlemi yerleşme yerlerinde ziyaretle yapılmalıdır, çocukların aşıları           tamamlanmalıdır.

5) Hastaların bir kısmının kimliği yoktur. Bu nedenle sağlık hizmeti alamamaktadırlar. Bu engelin ortadan kaldırılması gerekmektedir.

6) Suriyeli mültecilere haklarını bildiren broşürlerin dağıtılması, bilgilendirme yapılması  gerekmektedir.

7) Dil engelini sağlık kuruluşlarında aşmak için ücretsiz ve ulaşılabilir tercüman ve danışma hattının acil olarak sağlanması gerekmektedir.

 

 

Mültecilerin korunmasına ilişkin temel metin Mültecilerin Hukuki Durumuna Dair 1967 Protokolüyle değişik 28.7.1951 tarihli Mültecilerin Hukuki Durumuna Dair Cenevre Sözleşmesidir. Türkiye’de sözleşme hükümlerinin uygulanması kapsamında çıkarıldığı belirtilen 4 Nisan 2013 günü kabul edilen 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nda sığınan insanlara sağlanacak koruma için önce ikili bir ayrım yapılmaktadır; 

1)    Sınırlarda, sınır kapılarında ya da Türkiye içinde yabancıların münferit koruma talepleri üzerine sağlanacak “uluslararası koruma”,

2)    Ayrılmaya zorlandıkları ülkeye geri dönemeyen ve kitlesel olarak Türkiye’ye gelen yabancılara acil olarak sağlanacak “geçici koruma”

Türkiye, Suriye’den gelen insanları “geçici koruma” statüsünde kabul etmektedir. Sağlıkla ilgili  9.9.2013 gün ve 2013/8 sayılı Başbakanlık AFAD genelgesinde “Suriyeli misafirler”den söz etmekte sağlık giderlerinin kişilerin kayıtlı bulunduğu il valiliğine fatura edilmesi gerektiği bildirilmektedir.

“Türkiye’ye İltica Eden Veya Başka Bir Ülkeye İltica  Etmek Üzere Türkiye’den İkamet İzni Talep Eden Münferit Yabancılar İle Topluca Sığınma Amacıyla Sınırlarımıza Gelen Yabancılara Ve Olabilecek Nüfus Hareketlerine Uygulanacak Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik” kapsamında  topluca sığınma amacıyla sınırlarımıza gelen insanlar ile mülteci statüsü verilen kişiler için; “Madde 19 – Mülteci ve sığınmacılar için sağlık fişi tanzim edilir ve bunların periyodik sağlık muayeneleri yapılır. Bulaşıcı hastalık tesbit edildiğinde, ilgili valilikce derhal tedbir alınır ve durum ilgili makamlara bildirilir.” denmektedir.

Türkiye Halk Sağlığı Kurumu (THSK) tarafından 09 Nisan 2014’te düzenlenen Göç ve Sağlık Çalıştayı’nda alınan kararları ise şöyledir:

1)    Dezavantajlı grupların başında yer alan mevsimlik tarım işçilerinin koruyucu sağlık hizmetlerine erişimlerinin arttırılması, nitelikli sağlık hizmeti almalarının sağlanması ve sağlık okuryazarlıklarının geliştirilmesinin suretiyle erken ölüm, sakatlık ve hastalıkların azaltılması, etkin bulaşıcı hastalık kontrol programının yürütülmesi çalışmalarının yapılması,

2)    Tarım alanlarında toplu olarak yaşayan ailelere temiz içme ve kullanma suyunun temini ile atıkların bertarafı hususlarında ilgili kuruluşların farkındalıklarının artırılması,

3)    Toplum sağlığı merkezlerinde (TSM) mobil sağlık ekiplerinin oluşturulması çalışmalarının yapılması,

4)    TSM’lerinde oluşturulacak mobil sağlık ekiplerinin;

  1. Hizmet bölgelerinde sağlık risk değerlendirmelerini yapmaları,
  2. 15-49 yaş kadın, gebe, lohusa, bebek ve çocuk izlemlerini gerçekleştirmeleri,
  3. Bağışıklama ve üreme sağlığı (aile planlaması) hizmetlerini vermeleri,
  4. Demir ve D vitamini desteği sağlamaları,
  5. Ailelere bireysel su klorlanmasını öğretmeleri ve klor tabletlerini temin hususunda destek olmaları,

5)    Gerekli görülmesi halinde sorunların İl/İlçe Hıfzıssıhha Kurulu’nda gündeme alınarak sektörler arası işbirliği yoluyla çözülmesi,

6)    Aile hekimlikleri tarafından verilen sağlık hizmetlerinin izleme ve değerlendirmelerinin yapılması,

7)    Sunulan sağlık hizmetlerine dair verilerin kayıt altına alınması ve mevsimlik tarım işçilerinin ikamet ettikleri illerin halk sağlığı müdürlükleri/aile hekimlikleri ile paylaşımının sağlanması,

8)    Mevsimlik tarım işçilerinin yoğun olarak yaşadığı bölgelerde bulunan TSM ve aile sağlığı merkezlerinde (ASM) görev yapan sağlık çalışanlarının eğitimlerinin yapılması,

Bu çalışmaların gerçekleştirilebilmesi için Halk Sağlığı Müdürlüklerine, TSM ve aile hekimliklerine bazı yükümlülükler düşmektedir. Halk Sağlığı Müdürlüklerinin hizmetleri koordine etmeleri ve lojistik desteği vermeleri; TSM’lerin durum tespiti yaparak mobil sağlık ekipleriyle hizmet vermeleri, bölgelerinde verilen sağlık hizmetlerine dair verileri toplayarak gerekli izleme ve değerlendirme faaliyetlerini yapmaları, hizmetin niteliğini artırmak ve sürekliliğini sağlamak için verileri ilgilileriyle paylaşmaları (kişinin kayıtlı olduğu aile hekimleriyle vb.); aile hekimliklerinin kendilerine kayıtlı olan mevsimlik tarım işçilerini yakından takip etmeleri, hizmet bölgelerinde bulunan mevsimlik tarım işçilerine birinci basamak koruyucu, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini sunmaları büyük önem arz etmektedir.

Sağlığın sosyal belirleyicileri bağlamında (beslenme, barınma, hijyen koşulları, eğitim düzeyi vb) Suriyelilerin sağlık durumları için kapsamlı bir müdahale gerekmektedir. Suriyeliler Türkiye’de aile hekimine kayıtlı olmadıkları için bebek izlemi, gebe izlemi, 15-49 yaş kadın izlemi, kronik hastalık izlemi ve bulaşıcı hastalık izlemi hizmetlerinden yararlanamamaktadırlar. Kimliği olmayan Suriyeliler kayıt dışı duruma düşmektedir. Kimliği olanlar ise aile hekimlerinin dinamik ve sürekli yer değiştiren bir topluluk olan Suriyelileri takip açısından zor bulmaları sebebiyle bir aile hekimine kaydolmakta zorlanmaktadır. Koruyucu sağlık hizmetlerinin ve birinci basamak sağlık hizmetinin toplum sağlığı açısından önemi göz önüne alınarak Suriyeli nüfusun ivedilikle bu hizmetlere erişilebilirliği sağlanmalıdır.

*Bu rapor Halkların Köprüsü Derneği Sağlık Komisyonu tarafından ele alınmıştır.

 

 

Comments are closed.