ŞAKASINA BİLE TAHAMMÜL ETMİYORUZ!

 

IMG_23552 gün önce SURİYELİ bir işçinin karnına diziyle bastırdığı fotoğrafı, altına ‘Türk’ün Suriyeli’den intikamı’ notuyla sosyal medya hesabından paylaşan ve tepkiler sonrası olayın sanıldığı gibi şiddet içermediğini, şakalaşmadan ibaret olduğunu söyleyen kişiye
”Şakasına bile tahammül etmiyoruz” demek için buradayız.
Suriyeli işçi kardeşimizden ve bütün Suriyelilerden özür dilemek için buradayız.
Suriyelilere yönelik nefret söylemine karşı mücadele etmek için buradayız.
İzmir’de yaşayan Suriyelilere ”Sizi seviyor ve sayıyoruz, haklarınız var, asla yalnız değilsiniz” demek için buradayız.
Suriye’de yaşanan insanlık dışı içsavaş uluslararası bir kimlik  kazanmış ve 5. Yılını doldurmuş bulunuyor. Bu süreçte 7 milyon insan ülkelerini terk ederek komşu ülkeler Türkiye, Lübnan, Ürdün, Irak ve Mısır’a göç etmek zorunda kaldı. Şu anda resmi rakamlarla 2 milyon 700 bin tahmin edilen ise 3.5 milyon Suriyeli Türkiye’de yaşamaktadır.
Kamp dışında yaşayanlar için sistematik bir barınma ve çalışma programı geliştirilmemiş; milyonlarca mülteci insan onuruna yakışmayan bir yaşama terkedilmiştir. Pek çok mülteci metruk binalarda, parklarda, köprü altlarında, naylon çadırlarda, çamur içinde, sağlık, eğitim gibi temel haklardan mahrum bir şekilde yaşama tutunmaya çalışmaktadır. Hayatlarını sürdürebilmek için ülke içinde göç ediyor ve kayıt dışı tarım işçisi olmak için şehir şehir geziyorlar.
Çalışma hayatı mültecilerin
en büyük hak ihlali yaşadıkları alandır. Hukuki Statü yokluğu sonucu yüz binlerce insan kölelik koşullarında çalışmaktadır.
Bugün itibarıyle halen Türkiye’de 400 bin civarında Suriyeli işçi çalışmaktadır ve bu emekçi kitle üzerinden sağlanan “kazanç”, özellikle kayıtdışı işçi çalıştıran patronların kasasını şişirmektedir.  Sadece 4000 Suriyeli işçi sigortalıdır.
Bu durum temel insan haklarına, mevcut çalışma hukukuna da aykırıdır ve derhal son bulmalıdır.
Suriyeliler başta olmak üzere Türkiye’ye sığınan çeşitli uluslardan emekçilerin korunması için  öncelikle onların yasal bir statüye kavuşturulmaları şarttır.
Çözüm kalıcı statüyle, eşitlik sağlanmasına bağlıdır.
Biz 5 yılı aşkın süredir ülkemizde yaşayan ve çalışan bütün Suriyelilere mülteci statüsü ve dileyenlere vatandaşlık hakkı verilmesini talep ediyoruz.
Herkesin aynı haklarla yaşamasını sağlamak, tepki üreten ötekileştirmelerin giderilmesinin ve düşmanca duyguların önlenmesinin güvenli yoludur.
”Türkiyeli bir işçi hangi haklara sahipse, Suriyeli işçiler de aynı haklara sahip olmalıdır”.
Kaldı ki, kayıtdışı ve kuralsız sömürü aynı zamanda Türkiyeli emekçilerin de temel bir sorunudur ve bu sömürü koşullarının değişmesi ancak ortak bir mücadele ile mümkün olabilir.
Mültecilerin, Türkiye’de git gide artan nefret söylemi ve ayrımcılık ile mücadelesinde emekçiler arası dayanışma ve birlikte örgütlenme tek çaredir.
Türkiyeli, Suriyeli emekçiler sömürüye karşı birleşecek, birbirimize şiddet uygulamayacağız, kötü söz söylemeyeceğiz, hakça paylaşacağız ekmeğimizi hep beraber.
Yaşasın halkların dayanışması!
Yaşasın emekçilerin dayanışması!
Halkların Köprüsü Derneği

 

Comments are closed.