Halkların Köprüsü Derneği Torbalı Mülteci Çadır Yerleşkeleri Saha İncelemesi Raporu 19.3.2017

  • By Aşkın
  • 6 Nisan 2017
  • Halkların Köprüsü Derneği Torbalı Mülteci Çadır Yerleşkeleri Saha İncelemesi Raporu 19.3.2017 için yorumlar kapalı

ebe5abbc-470c-41a3-b285-87482360a40eTrajedi Devam ediyor!
Torbalı yerelinden gelen mülteci tarım işçilerine ait çadır alanlarının resmi otoriteler tarafından boşaltıldığına dair gelen haberler üzerine Saha Grubu’muzun talebi ile 19 Mart Pazar günü 3 araç ve 15 kişilik gönüllü ekibi ile Torbalı’ya gidildi.
Daha önce takip ettiğimiz bütün mülteci çadır alanları Torbalı girişinden Bayındır sınırındaki Taşkesik mevkiine kadar tek tek ziyaret edildi.

Torbalı yeni Devlet Hastanesi arkasındaki çadır alanının mevcut olduğu tespit edildi. Buradaki ailelerle yapılan görüşmede kendileri ile ilgilenen dayıbaşı sayesinde çadır alanının boşaltılmadığı ve yakındaki bir eski fabrikanın bahçesinde toplanan sebze ve meyvelerin (o hafta itibarı ile pırasa işi) kutulama çalışmasına devam ettikleri öğrenildi.
Bu kamp alanı bahsedilen eski fabrikanın arkasında kalmakta ve yoldan kolaca görülmemektedir; kısman gözden uzakta olduğu söylenebilir. Bu alanda yaklaşık 100 plastik-naylon çadır mevcuttur. 200’ü çocuk en az 400 kişi barınmaktadır. En az 3 aydır burada yaşamaktalar ve yeni gelen olmamıştır. Çadırlarını kurdukları arazi için arazi sahibine toplam her ay elektrik ve su parasını da içerecek biçimde ayda 10.000 TL ödedikleri öğrenilmiştir. Bu çadır alanında kalanların büyük çoğunluğunun kimliği mevcuttur ancak az sayıda da olsa kimliksiz mültecilerin olduğu ve bu kişilerin sağlık hizmetinden yararlanamadığı bilgisi edinilmiştir. Çocukların hiçbirinin okula gitmediği bazılarının tarlada ve eski fabrika bahçesinde çalıştığı tespit edilmiştir. Kısa bir süre önce sağlık görevlileri aşı kampanyası uyarınca çadır alanına gelmişler ve çocuklara aşı yapılmış. Genel olarak gelirlerinin düşük olduğunu ve gıda desteğine ihtiyaçları olduğunu ifade ettiler. En son derneğimizin 2 ay önce yaptığı bot ve giysi dağıtımından buyana başka bir STK tarafından herhangi bir destek ziyareti olmamış.

Eğerci tarafına doğru daha önce gıda ve giysi dağıttımız yol kenarlarında olan 2 büyük çadır bölgesi ise büyük ölçüde boşaltılmıştı. 1. çadır alanında hala az (yaklaşık 10 aile) sayıda mülteci aile vardı. Bizimle görüşmeye çok çekindiler. Fotoğraf çekmemizi istemediler. Kalan az sayıdaki ailelerin dayı başları tarafından yeni yapılan barakalarda kaldıkları ve buranın yoldan görülmemesi için siyah naylonlarla çevrelendiği tespit edilmiştir. Bu aileler 2 yıldır Torbalı’da yaşamaktalar. Diğer mültecilerin bölgeyi terk etmek üzere uyarıldıkları ve Urfa ve Antep gibi şehirlere döndükleri, bir kısmının Torbalı merkezde ev kiraladıkları bilgisi edinilmiştir.

Aynı bölgedeki ikinci büyük çadır alanı ise büyük ölçüde boşaltılmıştı. 30 civarında aile kalmıştı. Çoğu kez iş bulamadıkları, Torbalı merkezde ev kiralarının çok yüksek olduğu ve kiralık ev bulamadıklarını ifade ettiler. Bu mülteci grubu da bizimle iletişim kurmaktan çok çekindi. Bizimle konuşurlarsa kendilerinin de gönderileceği endişesi taşıdıklarını ifade ettiler.

Beşikçioğlu mevkiinde ise uzun zamandır bulunan 2 adet çadır alanı ziyaret edildi. Her ikisinin de tamamen boşaltılmış olduğu saptandı. Bölgede inceleme yapmak üzere araçlardan indiğimizde bir dayıbaşı gelerek sözlü tacizde bulundu: ‘’Artık mülteci kalmadı. Gidin buradan. Buraya gelemezsiniz. Burası benim arazim. Mültecilerle devletimiz ilgileniyor, siz işinize bakın. Siz gidip Türklere yardım edin.’’ şeklinde öfke ve nefret saçan sözlerle karşılaştık. Dernek başkanı derneği ve yaptığımız çalışmaları tanıtan açıklamalarda bulundu. Engelleme çabalarına rağmen bölgeyi inceledik. Tarlada çalışan onlarca mülteci vardı. Çoğu kadındı. Aralarında çocuklar da vardı. Torbalı merkezden buraya tarlada ürün toplamak üzere getirilmişlerdi. Dayıbaşının öfkesinin daha önce daha kolay temin ettiği ucuz emeği çadırlar boşaltıldığı için Torbalı merkezden getirmek zorunda kalmasından memnun olmadığı anlaşıldı. Bu zorluğu ona bizim yaşattığımızı düşünüyordu. Çadır alanlarına yaptığımız sağlık taramaları, gıda, giysi yardımı ve bunlarla ilgili yazdığımız raporlar yüzünden yerel otoritenin buraları boşaltmaya zorladığını düşünüyordu. Bu durum da onun ucuz, sigortasız işçi bulmasını güçleştirmişti.

Buradan Taşkesik bölgesine kadar olan bütün alanları ziyaret ettik ve çadır alanı kalmamıştı.

Ekip olarak Torbalı merkeze döndük. Başta Atatürk mahallesi olmak üzere bir kısım mültecinin buralarda ev kiraladıklarını öğrendik. Ev kiralarının ayda 300-400 TL’den son dönemde 700-800 TL’ye yükseldiği ve kimsenin mültecilere kiralık ev vermek istemediği, boş dükkanlarda ya da 2 göz evde 40-50 kişinin yaşamak zorunda kaldığı gibi yakınmalar tespit ettik. Bölgedeki gözlemlerimiz sonucunda bu mahallelerde mültecilerin kendi fırın, restoran ve bakkal dükkanlarını açmaya başladıkları tespiti ile son buldu.

Torbalı’ya yaptığımız son ziyaret son ziyarette şu sonuçlara ulaşılmıştır:
Geçmişteki çalışmalar kıyasla son derece endişe verici bir atmosfer oluşmuş durumda, mülteciler bizimle bile konuşmaktan korkar hale gelmiştir.
Tutunmaya çalıştıkları yaşam alanlarından bir alternatif gösterilmeden sürülmüşler; merkeze taşınarak mahalleliye karışmaları şu ya da bu şekilde görünür olmamaları istenmektedir.
Kendilerine çalışma ve barınma konusunda bir alternatif gösterilmediği gibi herhangi bir yardımda da bulunulmamıştır.
STK’ların bölgede yaptığı yardım çalışmaları durmuştur.
Mültecilerden adeta buharlaşmaları istenmektedir.
Onları görülmez kıldıkça sorunların da görülmez olacağı sanılmaktadır.
İnsanlık trajedisi her gün bir başka hali ile acımasız biçimde sürmektedir.

Comments are closed.