Harmandalı Geri Gönderme Merkezi’nde Yaşanan Hak İhlalleri 06.05.2017

 

IMG_4602Bugün İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’ne bağlı olarak çalışan Harmandalı Geri Gönderme Merkezi’nde yaşanan hak ihlallerini ve burada tutulan insanların taleplerini dile getirmek için toplanmış bulunuyoruz.

Harmandalı Geri Gönderme Merkezi’nin pencerelerinden atılan çığlıkları duyuyoruz! Sokaktan geçen sıradan vatandaşlara kendi dillerinde ‘’imdat’’ diye bağıran bu insanları duymazdan gelmeyeceğimizi kamuoyuna bildirmek istiyoruz.

Bir süredir kurumlarımıza ulaşan şikayetler ve 29.04.2017 tarihinde Duvar Gazetesi’nde yayımlanan gazete haberinde bu pencerelerden çığlıklarla yardım isteyen insanlara ilişkin görüntüler ve devamında yayımlanan diğer haberler nedeniyle bu alanda çalışan sivil toplum üyeleri olarak bu açıklamayı yapma sorumluluğunu duyuyoruz.

Harmandalı Geri Gönderme Merkezi’nde neler oluyor?

Burada tutulan mülteciler neden pencerelerden çığlıklar atıyor ve imdat diye haykırıyorlar?

Öncelikle hukuki olarak bu kurumların işlevini hatırlayalım; yabancı uyruklu insanlar, haklarında sınır dışı ve idari gözetim kararı alınan yabancı uyruklu insanlar geri gönderme merkezlerinde 1 ay, 6 ay ve 1 yıl arası değişen sürelerde tutulmaktalar. Bu kararın alınabilmesi için Yabancıların Uluslararası Korunma Kanunu (YUKK)’nda sayılan sınır dışı nedenlerinden birinin olması gerekmektedir. Ayrıca kişinin yine bu kanunda yer alan geri gönderme yasağı ilkesi kapsamındaki yabancılardan olmaması gerekmektedir. Ancak ne yazık ki Göç İdaresi Genel Müdürlüğü ve İzmir İl Göç İdaresi bu kurallara riayet etmemektedir.  Örneğin ülkelerindeki savaş nedeniyle geri gönderme yasağı kapsamında olan Suriyeli mülteciler hakkında dahi sınır dışı kararı verip, onları idari gözetim altında bu merkezde tutmakta ve bir şekilde sınır dışı etmeye çalışmaktadır. Bu durum uluslararası koruma ihtiyacı olan diğer Afganistan, İran, Irak ve daha birçok yabancı ülke uyruklu mülteciler içinde benzerdir.

Bu merkezde idari gözetime alınan mülteciler, 24 saat içinde sadece 15-20 dakika havalandırmaya çıkartılmakta, bu süre dışındaki tüm zamanlarını 5-6 kişilik odalarda, kapılar üzerlerine kilitli olarak hapis halinde geçirmektedirler.IMG_4610

Kurumda kişilerin gündelik yaşamlarında haberleşmek, eğlenmek, öğrenmek gibi temel ihtiyaçları için gerekli olan televizyon, dergi-kitap, internet, kurslar vb. gibi olanaklar bulunmamaktadır. Hatta öyle ki dini inançlarının gereği olan dini kitapları talep eden yabancıların bu talebi bile karşılanmamaktadır. Dışardan baktığımızda; yeni, fiziki koşulları iyi gibi görünen bu merkezin içinde, insanlar dış dünyadan tamamen izole edilerek, adeta cezaevi koşullarından daha ağır gözetim koşullarında yaşamaktadırlar.

Kimi odaların günışığı görmediği ve sıcak su erişimi olmadığı, dışarıdan yakınlarının getirdiği şampuan, diş macunu gibi kişisel bakım ürünlerinin içeri alınmadığı bilinmektedir. İnsanlara verilen yemeklerin doyurucu ve besleyici olmadığı, meyve ve sebze ihtiyacının karşılanmadığı ifade edilmektedir

Bu kurumda aileleri ile birlikte tutulan çocuklar ve ebeveynleri olmayan refakatsiz çocuklar olduğunu biliyoruz. Ancak, bu çocukların burada kaldıkları süre boyunca eğitim ihtiyaçları konusunda neler yapıldığı bilinmemektedir. İçeride çocukların maddi ve manevi varlıklarını geliştirebilecekleri herhangi bir etkinliğin yapılıp yapılmadığı konusunda herhangi bir bilgi verilmemektedir. Çocuklar aileleri ile birlikte yukarıda anlatılan cezaevi benzeri koşullara maruz kalmaktadır. Bu durum; ülkemizin taraf olduğu Uluslararası Çocuk Hakları Sözleşmelerine aykırıdır.

6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu m.81/2 maddesi ve 1136 sayılı Kanunun gereği olarak idari gözetim altında tutulan yabancılara adli yardım kapsamında ücretsiz avukat hakkına ilişkin etkin bir bilgilendirme yapılmamaktadır. Eğer içerideki yabancının varsa dışarıdaki yakınının ulaştığı özel bir avukat ya da alanda çalışan STK’ların yönlendirmesi ile İzmir Barosu Adli Yardım Merkezi tarafından bir avukat atanabilmektedir. Bu durumda dahi yabancıların avukatları ile görüşmelerinin önüne türlü engeller çıkartılmaktadır.  Son olarak avukatın vekaletnamesi olmadığı nedeniyle kişileri avukatla görüştürmeme uygulaması başlatılmıştır. Avukatın kişi ile görüşemeden vekaletname çıkarabilmesi mümkün olmadığı gibi notere sunulması gereken kişilerin kimlik bilgilerini içeren kurum evrakı da bu kurum tarafından hukuka aykırı bir şekilde verilmemektedir. Bazı yabancıların ise hiçbir şekilde avukatla görüşme yapamayacağı şeklinde Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’nün SÖZLÜ talimatı olduğu kuruma gelen avukatlara yabancıyla görüşemeyecekleri söylenmektedir. Böylelikle kişiler haklarında verilen kararlara karşı itiraz sürelerini kaçırmakta itiraz etme hakkı ellerinden alınmaktadır.

Son zamanlarda bazı yabancıların aileleriyle görüştürülmediğine ilişkin duyumlar gelmektedir. Kişilerin yakınlarına haber verme, yakınları ile görüşme hakkı engellenemez. Cezaevi koşullarında dahi tecrit hiçbir insana uygulanamaz.

IMG_462229.04.2017 tarihinde Duvar Gazetesinde yayınlanan gazete haberinde, röportaj veren avukatın müvekkillerine kurum personeli tarafından hakaret edildiği, kötü muamelede bulunulduğu kişilerin yemek verilmeyerek, tehdit edilerek gönüllü geri dönüşe zorlandığı ifadesi buradaki hak ihlalleri konusunda herkesin dikkatini çekmelidir. Resmi rakamlara göre kayıtlı 2.957.454 Suriyeliyi ve tahminen toplam 4 milyon mülteciyi bünyesinde barındıran uluslararası arenada kendisini ‘’mülteci dostu’’ bir ülke olarak lanse eden Türkiye için söz konusu iddiaların ivedilikle araştırılması gerekmektedir.

Burada kalan insanlar ülkelerine sınır dışı edilme, tekrardan kötü muameleye uğrama korkusuyla uğradıkları kötü muamele ve işkence iddiaları hakkında başvurularda bulunmaktan çekinmektedirler. Ancak geçen hafta yayınlanan gazete haberi görüntülerinde ‘’burası Guantanamo sahnesi, yemek, açız, yardım edin’’ çığlıkları tüm bu iddiaların araştırılması gerektiğini bu merkezin içinde bir şeylerin yolunda gitmediğini anlatmaktadır.

Buradan Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’ne, İzmir Göç İdaresi İl Müdürlüğü’ne ve Harmandalı Geri Gönderme Merkezi Müdürlüğü’ne sesleniyoruz:

Yukarıda tek tek saymış olduğumuz insan hakkı ihlallerinin bir an önce son bulmasını ve kamuoyuna alınan önlemler ile ilgili açıklama yapılmasını talep ediyoruz.

Harmandalı Geri Gönderme Merkezi’nin kapılarını sivil topluma açıp şeffaflığın sağlamasını talep ediyoruz.

Saygılarımızla.

 

Halkların Köprüsü Derneği

TİHV

İHD

Mültecilerle Dayanışma Derneği (Mülteci-Der)

Suriyeliler Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği

Hak İnsiyatifi İzmir

Foça Barış Kadınları

 

 

Comments are closed.