19 Nisan 2017 Tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan “Mevsimlik Tarım İşçileri” başlıklı Başbakanlık Genelgesi üzerine Bilgi Notu:

  • By Aşkın
  • 27 Haziran 2017
  • 19 Nisan 2017 Tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan “Mevsimlik Tarım İşçileri” başlıklı Başbakanlık Genelgesi üzerine Bilgi Notu: için yorumlar kapalı

Türkiye’deki mevcut mevzuata göre çalışma yaşamı ve taraflar arasındaki sorunların çözümüne dair yürürlükte olan kanunlar 4857 sayılı İş Kanunu, 6098 sayılı Borçlar Kanunu ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’dur. Söz konusu kanunlardan 4857 sayılı İş Kanununun iki istisnası bulunmaktadır. İş yerinde çalışan işçi sayısı 50 ve altındaysa veya nitelik itibarıyla 30 günden az sürecek bir iş söz konusuysa 4857 sayılı İş Kanunu hükümleri uygulanmamaktadır. Mevsimlik Tarım İşçileri için söz konusu istisnaların geçerli olması muhtemeldir. Bu bağlamda Mevsimlik Tarım İşçilerinin istihdamına dair işleyiş işçilerin çalışma şartlarını ve işçi-işveren ilişkilerini düzenleyen ana kanundan bağımsızlaşmaktadır. Diğer iki kanun olan 6098 sayılı Borçlar Kanunu ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ise Mevsimlik Tarım İşçilerinin işverenle yaşaması muhtemel alacak-borç ve iş güvenliği konularında geçerli olmakla birlikte bu tür durumların yaşanması halinde ciddi uygulama eksiklikleri bulunmakta, Mevsimlik Tarım İşçileri söz konusu kanunlardan faydalanamamakta ve haklarını arayamamaktadır.

Öte yandan 2010 yılında yayımlanan ve Mevsimlik Tarım İşçilerinin çalışma koşullarını düzenleyen genelge 19 Nisan 2017 tarihinde yenilenerek yürürlükten kaldırılıştır. İlk genelgede Mevsimlik Tarım İşçilerinin “asgari ihtiyaçların karşılandığı barınma yerlerinin işverenlerce karşılanması” öngörülürken yeni genelgede başta barınma koşulları olmak üzere Mevsimlik Tarım İşçilerinin ihtiyaç duyduğu elektrik, su, tuvalet, banyo, bina, kanalizasyon, sağlık taraması, aşılama, eğitim, güvenlik gibi bütün işlerin ilgili bakanlık, valilik, müdürlük ve kolluk güçlerince gerçekleştirilmesi öngörülmektedir. Böylelikle iş ilişkisindeki taraflardan biri olan işverenin, arazi sahibinin sorumluluğu minimuma indirilmektedir. Hâlbuki 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununa göre işyerinde (tarlada) meydana gelebilecek, sakatlanma veya ölümle sonuçlanabilecek kazalar iş kazasıdır ve toprak sahibi işveren doğrudan sorumludur. Söz konusu genelge 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun hükümlerinin uygulanmasına dair muğlak bir durum oluşturmakta, işveren yükümlülükleri hatırlatılmadığı gibi “işveren” kavramı dahi kullanılmamakta, yükümlülüklerin tamamen kamu yönetimlerine ve kaynaklarına bırakıldığı gözlenmektedir.

Söz konusu genelge ile Mevsimlik Tarım İşçilerinin yalnız İŞKUR’a kayıtlı tarım aracıları aracılığı ile istihdam edilmeleri, İŞKUR ve Özel İstihdam bürolarına kayıtları, daimi ikamet ettikleri illere geri döndüklerinde çalışma ve iş kurumu il müdürlükleri, halk eğitim merkezleri ve mesleki eğitim merkezlerince okuma/yazma ve meslek edindirme kurslarına dâhil edilmeleri öngörülmektedir. Genelge çocuk işçiliğiyle etkin mücadele edileceğini söylemekte ve fakat bunun için gerekli yasal mevzuat ve kurumsal alt yapıya dair her hangi bir imada bulunmamaktadır.  Genelgede dikkat çeken bir diğer yenilik ise il müftülüklerince Mevsimlik Tarım İşçilerinin ve ailelerinin inanç ve ibadet ihtiyaçlarının karşılanması için her türlü tedbirin alınacağıdır.

Yeni genelge de dikkat çeken bir diğer nokta ise Mevsimlik Tarım İşçilerine ilişkin açıktan olmayan bir güvenlik algısının genelgede yer almasıdır. Genelgeye göre kolluk güçlerince Mevsimlik Tarım İşçilerinin ve ailelerinin bilgileri alınacak, kolluk güçlerince geçici yerleşim alanlarında gece ve gündüz güvenlik amaçlı düzenli devriye faaliyeti gerçekleştirilecektir. 2010 yılındaki genelgede yer alan “İşçilerin ve yöre halkının birbirinin emek ve işine duydukları ihtiyaç, kardeşlik ve dayanışma bilincini güçlendirmeye yönelik…” vurgu yeni genelgede yer almamaktadır.

Başbakanlık tarafından Mevsimlik Tarım İşçilerinin çalışma koşularına dair çıkarılan düzenleme pek çok önemli alanı muğlaklaştırmaktadır. İlk olarak genelgenin tamamına hakim olan bakış açısı işçilerin çalışma koşullarına dair pek çok önemli konunun kamu eliyle karşılanmasıdır. Söz konusu eğilim işverenin sorumluluklarını azaltmakta, işveren için maliyet unsuru olabilecek pek çok konunun devlet eliyle karşılanmasını beraberinde getirmektedir. Öte yandan genelgede işçilerin işverenle kuracağı iş ilişkisine dair ücret, kadın-erkek ücret farklılaşması, geçici sigorta ve sendikalaşma gibi işçilerin çalışma sağlığı ve iş barışı açısından gerekli pek çok noktaya dair hiçbir şey söylememektedir. Yine hepimizin bildiği gibi Mevsimlik Tarım İşçisi olarak Suriyeli emeğinin kullanılması oldukça yaygın bir uygulamadır. Söz konusu genelge Suriyeliler özelinde oluşacak herhangi bir iş ilişkisi için özel bir vurgu barındırmamaktadır.

 

Mevsimlik Tarım İşçileri’ne dair bazı veriler:

 

  • Türkiye’de 6.5 milyonluk tarımsal işgücünün yaklaşık yarısı Mevsimlik Tarım İşçisi konumundadır. Her iki mevsimlik işçiden biri doğdu andan itibaren mevsimlik tarım için seyahat ediyor
  • 48 farklı ile mevsimlik tarım işgücü gidiyor
  • Yaklaşık %60’ının geliri ulusal yoksulluk sınırının altında
  • On kişiden biri nüfusa kayıtlı değil
  • Yarısı Ergen Yaşta Anne Oluyor
  • Anne ölümü riski on; bebek ölüm riski beş kat fazla
  • Kız çocuklarının dörtte biri okul ile tanışmıyor

 

TÜİK verilerine göre 2016 yılında mevsimlik kadın işçilerin günlük ücretleri %14,4 artış göstererek 53 TL olurken, erkek işçi ücretleri de %12,4 artış göstererek 66 TL oldu. Seçilmiş faaliyet türlerine göre mevsimlik işçilere ödenen günlük ücretlere bakıldığında, en fazla mevsimlik işçi çalıştırılan faaliyetlerden, çapalama hizmetleri için kadın işçilere 48 TL, erkek işçilere 54 TL, hasat hizmetleri için kadın işçilere 54 TL ve erkek işçilere ise 62 TL olarak gerçekleştiği görüldü. Tarımsal işletmelerde mevsimlik tarım işçilerine yapılan en yüksek günlük ücret ödemesi kadın işçiler için 69 TL ile Ordu, erkek işçiler için ise 89 TL ile Ardahan ilinde gerçekleşti. En düşük ücret ise, kadın işçiler için 33 TL, erkek işçiler için 43 TL ile Hatay ilinde oldu.

 

Categories: Genel

Comments are closed.