Halkların Köprüsü Derneği 15 .6. 2017  Toplumsal Körlük Etkinliği Raporu

  • By Aşkın
  • 27 Haziran 2017
  • Halkların Köprüsü Derneği 15 .6. 2017  Toplumsal Körlük Etkinliği Raporu için yorumlar kapalı

12.06.2016 geleneksel haftalık pazartesi toplantısında alınan karar doğrultusunda 15.06.2016 tarihinde saat 18.00- 20.50 arasında toplumsal körlük paneli, saz dinletisi ve stant etkinlikleri gerçekleştirildi.

Etkinlik Neşet Ertaş’ın gönül dağı şarkısıyla başladı. Sonra da görme engellilerin kullandığı araç-gereçler (tablet, kalem, Braille roman kitabı, kitap, renk ve para tanıma makineleri, ıos işletim sistemli telefon, bilgisayar ve saat) Burhan, Yusuf ve Ceren arkadaşlar tarafından teker teker tanıtıldı.

Akabinde tekrardan Neşet Ertaş’ın seher vakti yârin kapısını çaldım parçasını diğer tüm parçaları seslendiren sanatçı arkadaşımız Kadir Levent tarafından seslendirildi. Şarkı sonrasında moderatör Adil Çamur panelistleri tanıttıktan sonra panelin başlangıcını yaptı.

Adil Çamur, Volkan Çamur (bianet) ve Yaşar Kambur’un (birikim dergisi 229. sayı) yazılarından hareketle engellilik kavramına değindi. Ülkenin %12’sini oluşturan engellilerin ve ailelerinin toplumun kabulüne dayanmamasına rağmen uğradıkları ayrımcılıktan bahsetti. Buna örnek olarak yapılan anketlerde bir kimsenin engelli veya engelli çocuğu olan birilerinin komşusu olmaması gerektiği isteğine dayandığı bir yaklaşımın mevcut olduğunu belirtti. Özellikle engelliliğin yanında lgbti, mülteci, kadın, kürt olmanın ayrımcılık dozunu daha da yükseltildiğinden bahsedildi. Muhalif parti ve sendikaların yeterince engellilerin eşitlik mücadelesine destek olmadıkları, aksine sağ, muhafazakar partilerin hak temelli olmasada bu meseleyle daha çok ilgilendiklerini ve engellileri toplumsal müttefikleri olarak gördüklerini yazıdan hareketle belirtti. Engellilerin eşit yurttaşlık talebine kulak verilmesi gerektiği ve BM engelli hakları sözleşmesinin temel yasa olarak kabulünden bahsetti. Sadaka değil, mevzuatla belirlenmiş hak mücadelesine destek olunması gerektiği belirtildi.

İlk konuşmacı olan engelli annesi Şükran Kokdaş oğlu T üzerinden kendisine karşı eş, komşu, toplum tarafından yapılan baskı, doktor hatası ile oğlunun gözünün kaybedilmesinden, az görmesinden dolayı körler okulu ve “gören” okulların çocuğu kabullenememeleri, kendi ve çocuğunun bulunduğu şiddet ortamı, oğluna karşı yapılan hatadan dolayı mahkemenin 7 yıl ceza vermesi gibi oğlu üzerinden körlüğün nasıl dayatıldığı ve itiraz hakkının engellenmesi yolunda mahkemenin tutumu eleştirildi. Karşılıklı düşünce alışverişi yaşandı.

İkinci konuşmacı Yusuf Ak “görmenin iktidarı” adlı sunumunda resimsel, sözlü, yazılı ve görsel kültürün körlerin dünyasına etkileri, avcı-toplayıcı toplumdan postmodern topluma özelde körlerin genelde sakatların geçirdiği aşamaları, sosyolojik, psikolojik, dinsel, iktisadi ve istatistiki verileri kullanarak anlatmaya çalıştı. Kör ve görünürlük ilişkisini örneklemler kullanarak anlattı.

Yusuf’un konuşmasından sonra agir ketye adlı kürtçe şarkı bağlama ile seslendirildi.

Ceren Çiçeklidağ “kadının gözü yok” başlığından hareketle genelde kadınların özelde engelli ve görmeyen kadınların çektiği sıkıntılar, aşk, cinsellik, sanal ilişkilerin engelli kadınlar üzerindeki etkisini dile getirdi. Ayrıca kör kavramını doğru bulmadığını, görmeyen birisine görme engelli tabirinin kullanılmasının daha doğru olabileceğiyle ilgili düşüncesini sundu ve tartışıldı.

Konuşmadan sonra Mersin yöresine ait ham çökelek parçası govend (halay) eşliğinde seslendirildi.

Eş pedal derneği başkanı Daldıray Altındağ  “tandem bisikletler” başlığı altında gören-görmeyenin kullandığı ikili bisikletler, gerçekleştirilen il iç ve dışı turlar, faaliyetlerinden bahsedildi. Derneklede istenildiği sürece çalışılabileceği mesajı verildi.

Son konuşmacı Sakine Gözmen ise ev işçisi olarak yardımcı olduğu 3 görme engelliyle kurduğu ilişkide endişe, korku ve arkadaşlığa giden süreci dile getirdi. Panel soru, değerlendirme, görüş, öneri ve  saz dinletisi ile sona erdi.

Rapor sonucu:

1. Panel esnasında halkların köprüsünün engelli mültecilerle ilgili tutumu, sosyal medyada fotoğraf altlarına açıklama yapma kararı, 18-19 nisan engellilik eğitimi olumlu görüldü ve bunun devamı istendi. Artık halkların köprüsü toplumsal kesimin dışında tutulan engelliler içinde sembol oldu.

  1. Etkinlik öncesinde Sosyal medya (whatsapp ve facebook) etkin kullanıldı.

3. Tandem bisiklet kullanımında istenildiği durumda halkları köprüsü derneğiyle de dayanışabilineceği belirtildi.

4. Klasik ve egemen panel biçimlerinin dışına çıkılmış, konuşma aralarında saz dinletisi yapılmış ve köprüdekiler dinletiye ses ve alkışlarıyla dahil olmuştur.

5. Derneğe gelen kitlenin köprü ailesine dahil olamamış kişilerden olması olumlu bir gelişme.

6. Face’de açılan etkinlik sayfasında gidenler 24, gitmeyi düşünenler 43 kişi olmasına ve 29 kişinin etkinliği paylaşması facede sonuç vermemiş, hedeflenen konu ve kitle amacını yakalayamamış ve gerçekleştirememiştir. Akıldaki bazı sorular soru işareti olarak kalmaya devam etmiştir.

7. Özelde körler söz konusu edilmesi gerekirken engellilik kavramından ayrıştırılamaması, büyük eleştiri sebebi bence.

Categories: Faaliyet Raporları

Comments are closed.